Yine kafalarımızdaki soruları çözmek yerine yeni sorular ekleyen bir bölüm izledik. 4. bölümü biraz önce izledim ve bölümde gözüme çarpan olayları paylaşmak istiyorum. Ana karakterimizin Kate olduğu bu bölümde, diğer bölümlere nazaran daha az şaşırtıcı olaylarla karşılaştık diyebilirim. Dumur edici sahne sayısı fazla değildi ama son sahnede ölümcül darbeyi vurdu gene Lost senaristleri. Ben yine uyarımı yapıp sorumluluğu kendi üzerimden atmak istiyorum. Yazının devamını 4. sezon 4. bölümünü izlemeden okumayın sakın. Aksi takdirde spoiler krizine girebilir ve şiddete başvurabilirsiniz. Uyarımı da yaptıktan sonra devamına geçebiliriz...
Dediğim gibi bölümün ana karakteri Kate'di ve flashforward'larla gelecekteki Kate'e bol bol gidiş dönüşler yaptık. Zaten 3. sezon finalinden beri Kate'in adadan kurtulduğunu bildiğimizden bu bizi şaşırtmadı. Flashforward'larda Kate, işlediği suçlar yüzünden yargılanıyor ve sonunda şartlı tahliyesine karar veriliyor. Bu aslında 3. sezon finalinde "adaya geri dönelim" diye çemkiren Sakallı Jack'e, Kate'in neden "yapamam" dediğinin bir cevabı olabilir. Sakalsız Jack Kate için şahitlik yaparken biçok yalan söyledi fakat "kazadan sadece 8 kişi kurtuldu" demesi yeni bir soru işareti oluşturdu. Adadan 6 kişinin ayrıldığını biliyoruz, bu iki kişi kim ve neden öldü ya da adadan ayrılmadı? Ayrıca neden 8 kişi diğerlerinden neden bahsedilmedi ve saklanıyor?
Dizinin önemli anlarından birisi Ben ve Miles'ın konuştuğu o bir dakikaydı. Miles Ben'e anlaşma önerdi ve Ben kabul etti. Ancak Miles'ın neden 3.2 milyon dolar istediği bir soru işareti. Neden böyle küsüratlı bir rakamı tercih etmiş olabilir?
Adaya gelen diğer iki yabancı Charlotte ve Daniel ise iskambil kartlarıyla bir oyun oynuyorlar. Bu çok sıradan bir oyun gibi gösterilse de adadaki durum ile ilgili yapılan önemli bir deney de olabilir. Çünkü adaya geldiğinden beri sürekli deneyler yapmaya çalışan çılgın fizikçi Daniel'in oturup iskambil oynaması pek mantıklı değil. Aşağıdaki karede ise Aeron'un odasından bir manzara var. Arkadaki tabloya dikkat ederseniz bisiklete binen bir çocuk göreceksiniz ama ne alakaysa tablonun altında bir adet iskambil kartı duruyor. Dizideki her sahneyle bişeyler anlatan Lost yapımcıları yine biyere mi dikkat çekmek istiyorlar acaba..
Bir diğer önemli sahne ise Charlotte'un gemiyle bağlantı kurduğu sahne. Burdan gemidekilerin, önceki bölümde helikopterle gemiye doğru yola çıkan Sayid ve Desmond'dan haberdar olmadıklarını anlıyoruz. Yani helikopter gemiye henüz ulaşmamış. Aklıma gelen ilk olasılık ada ve gerçek dünyadaki zaman farkından dolayı bir gecikme olabileceği geliyor. Çünkü Sayid'in adadan kurtulduğunu bildiğimize göre helikopterin düşme ihtimali yok.
Ve dizinin en can alıcı noktası yine son sahnede geliyor ve Kate'in oğlum dediği çocuğunun Claire'in bebeği Aaron olduğunu görüyoruz. Burda akıllara öncelikle Claire'in bir şekilde ölmüş olup Kate'in bebeği sahiplendiği geliyor. Ancak Jack'in çocuğu görmek istemediğini hesaba katarsak bebeği hala Sawyer'dan zannediyor olabilir. Buda çocuğun Aaron olduğunu bilmediğini ve buda bize Kate ve Jack'in adadan beraber ayrılmadığını gösterir. Tabi Claire adadan ayrıldıktan sonra da ölmüş olabilir, bu da bi olasılık. Birde Kate'in kendi çocuğuna Aaron ismini vermiş olma ihtimali varki bunları sonsuz sayıda çoğaltabiliriz sanırım. Bu arada aklıma önceki sezonlarda Kahin ve Claire'in konuşması geliyor. Kahin "bu bebeği nolursa olsun sen büyütmelisin başkası değil" diyordu ancak bunun gerçekleşmediğini bebeğin Kate'de olduğundan anlıyoruz. Aaron dizinin kilit isimlerinden gibime geliyor.
Bir bölümü de böylece izlemiş bitirmiş olduk. Yapımcılar her yeni bölümle birlikte bizi başka bir köşeye yatırmayı başarıyorlar. Geçen bölümde herkesin gözü adadaki zaman kaymasındayken bu bölümde birden Kate ve Aaron'a yoğunlaşıyor. Tahmin ediyorum ki bi sonraki bölümde bunlar yerine yepyeni bir köşede yatar halde bulucaz kendimizi =) Düzeltmek, eklemek, tartışmak istediğiniz noktalar olursa yorumlarınızı bekliyorum..




2 yorum:
Allahım ya kendimi çok OUT!hissediyorum şu LOST yüzünden.herkes lost dan bahsediyor.hatta diJitürkü:)olmayanlar bile dvd sini alıp seyrediyor.çakma dvd ler tabi!ama ben birtürlü izleyemiyorum.konusunu okudum,başarılı ve bana uyuyor ama içimden izlemek gelmiyor.sonra seninki gibi yazıları okuyunca kızıyorum kendime,modayı takip etceğine lost u takip etsene kızım diyorum...neyse ben bu lost atalet duygumu aşana kadar umarım dizi bitmez:) eline sağlık,güzel bir yazı olmuş
sana söyleyebileceğim tek şey Lost'un ilk iki bölümünü bişekilde birilerinden biyerlerden bulup izlemen..Emin olki o andan itibaren diğer işlerine hiç vakit bulamasan bile Lost için bulacaksın. Sonradan izlemeye başlayanlar bi sezonu en geç bi hafta içinde bitirdiklerinden bize yetişmen sorun olmayacaktır diye tahmin ediyorum :)İndirmek için link istersen yardımcı olabilirim. Yeterki lost camiası yeni birini kazansın =)
Yorum Gönder