Tüm cömertliğiyle insalığın ilk gününden beri bizi enerjisinden, ışığından, ısısından mahrum bırakmayan yaşam kaynağımız Güneş. Her ne kadar sonsuza kadar doğup batacağını sansakta diğer tüm yıldızların olduğu gibi Güneş'in de bi ömrü var. Kabaca tarif edersem enerjisini daha hafif elementlerin birleşerek daha ağır elementler meydana getirmesiyle üreten Güneş malesef bu enerjisini sonsuza kadar yayamayacak ve günün birinde hem kendini hem gezegenimizi yok edecek. (devamı var)
(Bu yazıdan tam verim alabilmek için alttaki şarkıyla okumanız önerilir )
Genel olarak yıldızların yaşamlarına bakarsak oluşumu çocukluğumuzdan beri bize anlatılan Dünya'nın oluşumuna çok benzemektedir. Başta gazların biraraya gelmesiyele kütle çekimi giderek artar ve toplanan bu gazların orta bölümü aşırı ısınarak nükleer füzyon başlar. Böylece yıldızımız doğmuş olur. Hidrojen gazından nükleer enerji üretmeye başlayan yıldız, bu yakıtı bitince şişerek kırmızı dev dediğimiz evreye girer. Bu evrede iyice büyüyüp parlaklaşan yıldız patlayarak ömrünü tamamlar ve geriye sadece küçük bir çekirdek kalır.
Tabi Güneş'imizin kırmızı dev haline gelmesine daha 6.5 milyar yıl olduğundan telaş yapmaya gerek yok =) Öyle sanıyorum ki insanoğlu varlığını o kadar yıl sürdüremeyip kendi kendini yok etmeyi çoktan başarmış olacaktır. Ama biz o günü gördüğümüzü varsayarak yazımıza devam edelim ve bundan 6.5 milyar yıl sonrasına gidelim. Güneş'in ışık yayma gücü bugünkünün 2 katı büyüklüğünde olacak. Aynı zamanda büyüyerek Venüs'ün yörüngesine kadar gelen Güneş, en yakın gezegen Merkür'ü çoktan buhar haline getirmiş olacak.
Dünyamızı da tehdit etmeye başlayan Güneş önce Ay'ı bizden ayıracak. Yörüngesindeki enerji kaybından dolayı, giderek Dünya'dan uzaklaşan Ay aynı zamanda giderek yavaşlayacak. Aynı şekilde Dünya'nın da kendi çevresindeki dönüş hızı yavaşlayacak ve o zamanınn bir günü şimdiki 47 güne eşit olacak. Yine benzer şekilde Dünya da Güneş'ten bir miktar uzaklaşacak. Dünyayla birlikte Güneş'ten uzaklaşan Ay tekrar Dünya'ya yaklaşmaya başlayacak ancak bu sefer o kadar çok yaklaşacak ki Dünya'nın çekim alanı içinde parçalanıp Dünya'nın üzerine düşecek. Ve böylece bir zamanlar ışığının altında aşklar yaşanan, geceleri seyrederken dalıp gittiğimiz Ay yok olacak. Bundan sonra ise Güneş'in biraz daha büyüyüp Dünya'yı yutmasını bekleyeceğiz.
Gezegenimizden geriye fazla bişey kalmayacak. Güneş, Dünya'yı yutarak dışındaki metal miktarını %0,01 kadar arttırmış olacak sadece. İşte Güneş'in kütlesine eklenen bu %0,01'lik metal parçası, insanlığın yaşadığı tüm olayları, anıları içinde biyerlerde gizlemiş dünyamızdan geriye kalan olacak. Daha sonra ise kırmızı devin ikinci evresine geçen Güneş patlayarak ömrünü tamamlayacak. Kim bilir belki de biz bu olaylar olurken Neptün'ün yaşama elverişli bir uydusundan Dünya'mızın ve Güneş'in sonunu izleyeceğiz.. Yanmaktan kurtulmuş olsak bile enerji kaynağını kaybetmiş bizler Güneş'ten geriye kalan bir çekirdek etrafında dönmeye devam edeceğiz ve bu çok uzun sürmeyecek. Neyse ki biz bu hazin sona şahit olmayacağız ama şuan üzerinde yaşadığımız, gezdiğimiz, gördüğümüz heryerin, herşeyin yok olacağını düşünmek bile yeterince üzücü..




0 yorum:
Yorum Gönder