Anaokulunu da sayarsak 22 senelik hayatımın yaklaşık 17 senesi okullarda geçti. Geçmeye de devam ediyor yüksek lisans, master vesaire düşünürsek bu daha böyle uzayıp gider. Hal böyle olunca toplu taşıma araçlarıyla çok yakın ilişki içerisinde olmak kaçınılmaz tabiki. 17 senelik okul hayatımın yaklaşık 8 senesi de otobüslerde geçti. Özellikle üniversiteye girdikten sonra günde yaklaşık 3-4 saatimi yollarda geçirir oldum. Hatta bazen 2 saatlik bi ders için 4 saat yol gidip geldiğim oluyor. Her gün 3 araç değiştirerek fakülteme ulaşmaya çalışmaktayım. Neyse burada asıl paylaşmak istediğim şey ise bu yolculuklar sırasında tanık olduğum garip, komik bazen iğrenç ama gerçek olaylar dizisi..
Türkiye'de toplu taşımanın ne alemde olduğunu saat 8 buçuk sularında herhangi bi Taksim otobüsüne binen (ya da bindiğini zanneden) herkes çok iyi bilir. Genelde otobüslere binmeye çalışılmaz zaten öyle yoğun saatlerde, ayağımızı koymamız yeterlidir çoğu zaman. İnsanların çoğu camlara yapışmış hatta kırıp çıkmak ister gibi ayakta durmaya çalışırken bulacağınız en son şey konfor olacaktır. ( tamam resim biraz abartı kabul :) İşte yine böyle tıklım tıkış bir Taksim otobüsüne bindiğim bigün ayakta giderkene aslında ayaklarımın yerde olmadığını farkettim. Otobüs o kadar kalabalık ki ayaklarım yere basmıyo havada gidiyorum =)) Şaka tabiki o kadar değil ama yaklaşık. Neyse önümde "arkaya ilerleyelim boş yerleri dolduralım" diye klasik çemkirmelerini yapan bir muavinle yola devam ediyorum. Muavinin sesinin kesilmemesi üzerine ondan kurtulabilmek için biraz ilerlemeye çalıştım ve kısmen başardım da. Ayaktayım ve hemen önümde orta yaşlı bi amca oturuyor. Yolculuğumuz böyle sürerken beklenmedik bi gelişme oldu. Lütfen midesine güvenmeyenler burda bıraksınlar okumayı =)
Tam tepesinde olduğum amca aniden hapşırdı ! Bunda ne var diyebilirsiniz ama devam edin. Amca hapşırığıyla otobüsü inlettikten sonra elini yüzünden çekti ki o da ne elinde bir balgam duruyor. Ben de işim gücüm yokmuş gibi pür dikkat bakıyorum. Can sıkıntısı işte.. Bu da insanlık hali diyebilirsiniz ve beklenen davranış adamın cebinden bi mendil ya da selpak çıkarıp elini yüzünü silmesi olacaktır. Hadi hiç olmadı çaktırmadan üstüne başına silsin. Ancak olay pek umulduğu gibi devam etmiyor. Balgam çıktıktan sonra amca nasıl bi psikolojiye büründüyse onu geri içine almak istedi. Ve bikaç salise içinde yeterince psikopatlaştıktan sonra balgamı hüüüüüp diye tekrar ağzına aldı ordan da mideye indirdi =s evet bööörgg seslerini duyabiliyorum. Ben gülsem mi kussam mı diye düşünürken kafamı kaldırıp başka şeyler düşünmeye çalıştım. Ama o hüpürdetme sesi kafamda çok uzun süreler yankılandı =)
Taksim'de otobüsten indiğimde bu olayı bian önce birilerine anlatıp yarılmak istedim. Bu olayın tamamı belki iki üç saniye sürdü ama etkileri hala devam ediyor. O günden sonra o amcayı bidaha hiç görmedim. Ama bana mide bulandırıcı ve komik bir anı bıraktığı kesin. Böylece anlatmak istediğim ilk olayı bitirmiş olduk. Aklıma geldikçe ve yeni olaylar yaşadıkça bu yazı dizisi devam edecek. Ülkemizde böyle insanlar oldukça mizah malzemesi biter mi hiç =)
Devamını okuyun...>>



